En son konular
» dojinshi biz hentai dojinshi hentai
04.08.11 14:59 tarafından Misafir

» No Prescriptiopn Drugs
03.08.11 19:21 tarafından Misafir

» ïğè÷åñêè äëÿ äåòåé ôîòî ñòğèæêè
02.08.11 19:01 tarafından Misafir

» Laptop Brands
02.08.11 12:54 tarafından Misafir

» Wellnigh as chintzy as warez
02.08.11 4:13 tarafından Misafir

» alexa backlink backlink services
01.08.11 17:07 tarafından Misafir

» Louis Vuitton
01.08.11 0:46 tarafından Misafir

» add fans facebook xh
31.07.11 21:14 tarafından Misafir

» buy targeted facebook fans f6
31.07.11 15:45 tarafından Misafir

» State Department Drug Trafficking
31.07.11 14:40 tarafından Misafir

» Efektowne pozycjonowanie stron
31.07.11 1:59 tarafından Misafir

» Guarantee
30.07.11 22:26 tarafından Misafir

» ïğîãğàììû íàâèãàöèè
29.07.11 13:29 tarafından Misafir

» x-Hack hack you
29.07.11 7:47 tarafından Misafir

» Statistics Drug Trafficking In Canada
28.07.11 10:03 tarafından Misafir

» KAVAKALANLI ÜNİVERSİTE ÖGRENCİLERİ
27.06.10 13:29 tarafından Aytekin Yılmaz

» ZEYNEL ÖZÖNAL
20.07.09 7:53 tarafından Admin

» Üniversite ve İngilizce Kursu Almak isteyenler Dikkat
08.07.09 13:15 tarafından Admin

» Kavakalan Şenliği
20.06.09 12:25 tarafından Admin

» II. Ortaköylüleri buluşturma etkinliği davetiyesi‏
24.05.09 9:10 tarafından Admin

» II. Ortaköylüleri buluşturma etkinliği davetiyesi‏
24.05.09 8:58 tarafından Admin

» RUMUZ İCİN BASKA BİR ANLATIM
23.04.09 15:43 tarafından Admin

» SEVGİLİ KÖYLÜLERİM
13.04.09 15:00 tarafından sezgin sezer

» UYKU BOZUKLUGU
13.04.09 13:56 tarafından Admin

» Bel agrısı ve Fıtık
13.04.09 13:33 tarafından Admin

» Dj likte İlk adım
12.04.09 16:22 tarafından Admin

» FLATCAST NİK ALMAK
12.04.09 16:19 tarafından Admin

» okuyun
09.04.09 12:58 tarafından Admin

» Hüseyin GÜLŞEN
09.04.09 12:49 tarafından Misafir

» ÜLKELERE ÖZGÜ RESİMLER
08.03.09 16:01 tarafından insanısev


Hz. HÜSEYİN’İN ŞEHİT EDİLMESİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Hz. HÜSEYİN’İN ŞEHİT EDİLMESİ

Mesaj tarafından ugur arat Bir 04.04.08 13:11

Hz. HÜSEYİN’İN ŞEHİT EDİLMESİ


Hz. Hüseyin yolda Şifah’ta, meşhur şair Farazdak ile karşılaştı. Vazyeti ona sorunca, şair: «Halkın kalbi seninle, fakat kılıçları Muaviye’nin oğlu iledir; kaza ise, gökten inecektir» demiştir. Daha sonra Beni Esad’dan iki bedevi ile karşılaştı. Onlar da halkın fikirlerinden dönmüş olduğunu, Ubeydullah b. Ziyad’ın Küfe’de hakim bulunduğunu ve Müslim b. Akil’in öldürüldüğünü anlatılar.

Bunun üzerine Hüseyin dönmeğe karar verdi; fakat Müslim b. Akil’in kardeşleri intikam almak veya ölmek istediklerinden, dönmeğe razı olamadılar. O zaman Hz. Hüseyin, yanında bulunanlara ve iltihak etmiş olanlara, istiyen kendisini terkedebilecelerini bildirdi. Onlar da kendisinden ayrıldılar ve yanlız aile efradı ve pek az tarafdarları ile beraber yoluna devam etti. Bir müddet sonra, Ubeydullah b. Ziyad tarafından çıkarılmış devriye ile karşılaştı. Hürr b. Yezid kumandası altında olan bu 1.000 kişilik kuvvet onu uzaktan takip ediyor, ancak ne Küfe’ye gitmesini, ne de geri dünmesine müsade ediyordu. Bunun için ve galiba açık bir gayesi olmadan kuzeye doğru yürümeğe devam etti. Hürr b. Yezid de vaziyeti Ubeydullah b. Ziyad’a bildirdi.

Hicret’in 61 senesi 2 Muharrem Perşembe (M. 1 Ekim 680) günü Hüseyin Ninava’ya gelip konduğu zaman: «Peki burası neresidir?» diye sorunca, Züheyr b. Kayin: «Ninava arazisi dahilinde Kerbela ovasıdır» diye cevap verdi. Bu sırada Hüseyin şöyle dua etti: «Allahım ben sana Kerbela’dan sığıniyorum» dedikten sonra orada inip konakladığı zaman, Ubeydullah b. Ziyad’dan cevap geldi; o, Hürr b. Yezid’e, Hüseyin’in sarp veya müstahkem yerlere sığınmasına mani olmasını ve Fırat ile irtıbatını kesmesini emrediyordu. Mektubu getiren bu şahıs, emirlerin yerine getirilip getirilmediğine nezaret edecekti. Kaynak: İbnü’l-Esir (M.1160-1234), El-Kamil, c.4, sa.55, B.Y.

Ubeydullah b. Ziyad, bu sırada, isyan etmiş olan Deylemlileri tenkil etmek üzere, 4.000 kişilik bir ordu hazırlamış ve Ömer b. Sad b. Ebü Vakkas’ı, Ray valisi tayin ederek, bu ordunun başına geçirmiş idi. Hürr b. Yezid’den haber gelince, hemen Ömer b. Sad’a, ordusu ile, Hüseyin’in üzerine yüremesini ve ilk önce bu işi halletmesini emretti. Ömer b. Sad, bu vazifeyi kabulden imtina etti ise de, Ubeydullah b. Ziyad onu vazifesinden azleyleyeceğini, hatta evini yakacağını ve Irak’taki arazisini müsadere edeceğini söyledi. Bunu üzerine Ömer b. Sad, vaziyetini düşünmek için mühlet aldı; ertesi gün Ubeydullah b. Ziyad’ın emirlerini kabul ettiğini bildirdi ve ordusu ile Hüseyin’in üzerine yürüdü. Onlar yaklaşınca, Hüseyin yine yanındakilere, gece olunca, dağılıp, kaçmalarını tavsiye etti. Fakat kardeşi Abbas, oğlu Ali ve Akil’in oğulları bu teklifi redettiler, hayatlarını kurtarmak için kendisini terketmek alçaklığın hiç bir zaman kabul etmiyeceklerini bildirdiler.

Ömer b. Sad, ordusu ile gelince, Hüseyin onlara hitap ederek, kendi davetleri üzerine geldiğini ve istemediklerine göre, dönmesine müsaade edilmesini istedi. Fakat kimse bu sözleri dinlemiyordu. Galiba o zamana kadar, az bir ihtimal ile de olsa, ordunun kendi tarafına geçeceğini, hiç olmazsa, taraftarlarının Küfe’den imdadına yetişeceğini ümit eden Hüseyin, artık yanlız Peygamber’in tornu olmasına göveniyor ve hiç bir müslümanın kendisine dokunamayacağını zannediyordu. Fakat bütün ümitlerinin boşa çıktığını gördü. Ömer b. Sad vaziyeti Ubeydullah b. Ziyad’a yazdı. O, Yezid b. Muaviye’nin biatini teklif etmesini ve Fırat suyu ile irtibatlarını kesmesini emretti. O da Amr b. Haccac’ı, 500 süvarinin başında, nehre yolladı ve Hüseyin’in su ile irtibatını kesti. Sonra bir kaç defa ordu içinde Hüseyin ile baş-başa konuştular. Kime neyin bahis mevzüu olduğunu bilmediğ halde, türlü-türlü didi-kodular çıkarıyorlardı.

Fakat anlaşıldığına göre, Hüseyin Yezid b. Muaviye tarafından da kabul edilmesi icap eden son tekliflerini hazırlayordu ki, o da şu idi: Geldiği yere dönmek, Şam’a gidip, bizzat Yezid’e teslim olmak veya müslüman hudutlarından her hangi bir yerde ikamet etmek. Bu teklif Emevilerin arzu edebilecekleri en muvafık teklif idi ve Ömer b. Sad kabul edileceğini ve kendisinin o meşüm vazifeyi ifadan kurtulacağını ümit ile sevinerek, bunu derhal Ubeydullah b. Ziyad’a bildirdi.

Hz. Hüseyin sıkı bir nezaret altında ve Fırat suyu ile irtibatları kesilmiş olarak cevap beklerken, Ubeydullah b. Ziyad ilk önce, bu teklifi muvafık görüp, kabul etmiş idi; fakat bir zamanlar Sifin’de Hz. Ali yanında savaşmiş olan Şemir b. Zu’l-Cavşen mühim bir fırsat kaçırmış olacağını söyleyerek, onu bu fikrinden caydırdı. Üstelik de Ömer b. Sad’ın Hüseyin ile buluşarak konuştuğunu ilave etti. Bunun üzerine Ubeydullah b. Ziyad, Ömer b. Sad’a mektup yazıp, Hüseyin’in doğrudan-doğruya kendisine teslim olması icap ettiğini, yoksa onunla savaşmasını ve bunu yapmadığı taktirde, bu mektubu getiren Şemir b. Zu’l-Cavşen’ın orduya kumanda edeceğini bildirdi. Hicret’in 61 senesi 9 Muharrem (M. 8 Ekim 680) günü, bu haber Ömer b. Sad’a gelince, Ömer emirleri yerine getireceğini söyledi. Bu sıralarda bir kaç defa Hüseyin, hissi kablelvukular ile, kurtuluş olmadığını anlamış idi.

Ubeydullah b. Ziyad’ın son kararı Hüseyin’e bildirilince, tabi’ olarak, kabul etmedi. Yanlız ertesi güne kadar mühlet istenildi. Ömer b. Sad, galiba dedi-kodulardan çekindiği için, karar vermeyip, Şemir b. Zu’l-Cavşen’in fikrini sordu. O da fikrini beyan etmekten çekindi; sonra her kese hitap ederek, fikirlerini almak istedi. Halbuki bunu kabulden daha tabi’i bir şey olamazdı. Nihayet Amr b. Haccac’ın: «Deylemliler böyle bir şey teklif etse idi, kabul etmeniz lazım gelirdi» demesi üzerine, bu teklif kabul edildi. O gün Hüseyin yanındakilere kendisini terketmelerini ve kendilerine izin verildiğini tekrar söyledi ve onlar, yine mertçe ve pervasızca bunu reddettiler. Bu sırada çadırda kız karşi Zeyneb feryad ediyor, döğünüyor ve üstünü başını yırtıyordu; nihayet kendisini kaybetti. Hüseyin onu ayılttıktan sonra, teselli etti. Geceyi de dua, namaz ve istiğfar ile geçirdiler.

Ertesi günü hicret’in 61 senesi 10 Muharrem cuma (M. 9 Ekim 680) günü, Hüseyin çadırının arkatarafına bir çukur kazdırmış ve yanlız bir cepeden savaşmak için, bunun içine odunlar doldurarak, onları ateşlemiş idi. 23 suvari ve 40 piyadeden ibaret olan kuvvetlerinin sağ kanadına Züheyr b. Kayin’i, sol kanada da Habib b. Mutahhir’i kumandan tain etti. Sancağı kardeşi Abbas’ta idi ve arkalarını çadırlara vermişlerdi.

Karşı tarafta ise, Ömer b. Sad, askerlerinin Medineli olan dörtte birinin başına Ezdli Abdullah b. Zübeyr’i, Kindelilerden oluşan öbür dörtte birinin başına Kays b. Eşas’ı, Mezhic ve Esedilerden oluşan diğer dörtte birinin başına Abdurrahman b. Ebi Sebre’yi, geri kalan Temin ile Hemedanlılardan meydana gelen dörtte birinin başına da Hürr b. Yezid’i görevlendirdi. Bunların hepsi Hz. Hüseyin’in şehit edilmesine iştirak ettiler. Kaynak: İbnü’l-Esir (M.1160-1234), El-Kamil, c.4, sa.62, B.Y.

avatar
ugur arat

Mesaj Sayısı : 159
Kayıt tarihi : 14/03/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Hz. HÜSEYİN’İN ŞEHİT EDİLMESİ

Mesaj tarafından ugur arat Bir 04.04.08 13:12

Hz. Hüseyin, misk sürdükten sonra, atına bindi ve önüne bir Kur’an aldı. Şemir, yanan ateşleri görünce, arsızca ve hayasızca: «Kıyametten önce, dünyada ateşe girmişsin» diye bağırdı. Bu sırada Hüseyin hayvanın üzerinde orduya yaklaştı, son defa olarak, onlara hitap etmek istiyordu. Bu hali gören feryad eden kız kardeşini susturduktan sonra, Allah’a hamdetti ve sonra gayet belig bir hutbe irad etti: «Peygamberrinizin kızının oğlu, vasisinin oğlu, ben değil miyim? Şehitlerin efendisi Hamza babamın amcası değil midir; Şehit Cafer Tayyer amcam değil midir? Resulullah’ın benim için ve kardeşim için, Hasan ve Hüseyin, cennet ehli delikanlılarının efendileridirler, dediğini duymadınız mı?» dedi ve onları az sonra irtikap edecekleri hatadan alakoymağa çalıştı.

Fakat Ubeydullah b. Ziyad’ın adamları, şartlarından başka bir şey dinlemiyorlardı. Zuhayr b. Kayn de ileri çıkıp, onlara meşüm niyetlerinden vazgeçirmeğe çalıştı. Fakat Şemir b. Zu’l-Cavşen ona ok attı ve sözleri tamamiyle tesirsiz kaldı. Yanlız işin bu dereceye varacağını hesap etmemiş olan Hürr b. Yezid, pişman olup, Hüseyin’in tarafına geçti. Bu arada Ömer b. Sad sancağı ile ileri gelip, bir ok attı ve herkesi buna şahit tuttu. Sonra askerler ok atmağa başladılar.

Büylece kuvvetler arasında başlıyan savaşın teferruatı hakkında, oldukça geniş bilgiye sahibiz; fakat eski ve mufassal şekilleri çok karışık olan bu teferruatı birer-birer anlatmağa lüzüm yoktur. Şu kadar söylemek kafidir ki, savaş bir müdet teker teker şahıslar arasında cereyan etmiş; fakat bu şekilde fazla zayiyat verdiklerini gören Küfe ordusu, bu ferdi mücaddeleleri kabulden vazgeçmiş ve toplu halde hücüma başlamıştır. Bir aralık Şemir, Hüseyin’in çadırını yakmak istemiş ise de, Şabas b. Ribi buna mani olmuştur. Öğleden sonra Hüseyin’in adamları, çok azalmış olduklarını gördüklerinden, onun etrafında toplandılar ve onun önünde öldüler. Yalnız Zahhak b. Abdullah el-Mişraki, Hüseyin’den izin alarak, kaçıp kurtuldu. Savaşın sonlarına doğru bizzat Hüseyin de kıtale iştirak etti. Üzerinde güzel bir cübbe vardı, sarığını sarınmış idi. Yaya olarak, süvari gibi ve cesaret ile savaşıyor, fırsatları kaçırmıyordu. O zaman yanında yanlız üç veya dört kişi kalmıştı. Hüseyin’i belki daha çabuk öldürebilirlerdi; ancak, rivayetlere inanmak lazım gelirse, hiç kimse asıl darbeyi vurmağa cesaret edemiyordu.

Şemir b. Zu’l-Cavşen bir defa yine adamlarını hücüma sevketti; her taraftan hucum edildi. Temimli Zura b. Serik, Hz. Hüseyin’in sağ eline ve omuzuna kılıç ile vurdu; o düşüp kalkarken, Nehalı Sinan b. Enes Hz. Hüseyin’e harbe sapladı. Sonra atından inip, boğazını kesip kafasını kopardı; orada bulunalar da ölüsünü soyup, her şeyini aldılar. O zaman Hüseyin’in vucudunda 33 mızrak ve ok, 34 kılıç yarası var idi. Ayrıca kadınların üzerinde ne varsa aldılar, öyleki kadınların sırtındaki elbiseyi çıkartiyor; çıplak kalan kadınlar feryadı bastıp, ümmete lanet yağdırdılar. Hasta ve yatakta olan Ali Asgar b. Hüseyin (Zeynü’l-Abidin) de öldürülmek istendi; fakat Ömer b. Sad ve başkaları mani oldular. Hz. Hüseyin’in arkadaşlarından şehit edilenlerin sayısı 72 kişi idi. Yezid b. Muaviye askerlerinde 88 kişi öldürülmüştü. Yaralılar bu miktara dahil değildir.

Şehit Hüseyin’in kesilmiş başı Küfe’ye getirildiği zaman, Ubeydullah b. Ziyad, elindeki asası ile Hüseyin’in dudaklarına vurdu. Zeyd b. Erkam veya Eslemli Ebü Berze dayanamayıp, asasını çekmesini, çünkü Peygamberin dudağının, öpmek üzere, bu dudağa çok temas ettiğini gördüğünü söyledi. Ubeydullah b. Ziyad, bu hareketi ile iktifa etmeyerek, Hüseyin’in esir edilmiş masum kız kardeşi ve kızları ile alay etmiş idi. Ömer b. Sad, iki gün sonra Küfe’ye giderken beraberinde Hz. Hüseyin’in kızlarını, kızkardeşlerini ve onlarla beraber bulunan bütün çocuklarını alıp gitti.

Bu yolculuk sırasında şehit Hüseyin’in ve şehit edilen arkadaşlarının yanında geçerken kadınlar feryada başladılar ve yüzlerine vurdular. Bu sırada Hz. Hüseyin’in kız kardeşi Zeyneb şöyle bir ağıt okudu: «Ah ya Muhammed! Semanın bütün melekleri sana selat’ü selam etsin. İşte Hüseyin düzlükte yatiyor, kanlara boyanmış, azaları kesilmiş. Senin kızların ise esir alınmış, züriyetin tek-tek öldürülmüş. Rüzgar onların üzerine toprak savuruyor.» diyerek hem kendisi ağladı, hem de dost ve düşman herkesi ağlattı. Daha sonra Yezid b. Muaviye, Numan b. Beşir ile Hz. Hüseyin’in çocuklarını Medine’ye gönderdi. Kaynak: Taberi (M.839-923), Tarih-i Taberi, c.3, sa.237-248, E.O.Y. İbnü’l-Esir (M.1160-1234), El-Kamil, c.4, sa.49-91, B.Y. İslam Ansiklopedisi, Leyden tabı ma.Hüseyin, M.E.B.Y.

Taberi’ye göre, Hz. Hüseyin ve ehli beytin mübarek tenleri üç gün Ninava arazisi dahilinde Kerbele ovasında yattı. Lakin Amiriyye halkı ki, Fırat kenarında bir Köydür. Esedoğullarından bir cemaat köyde idiler; onlar dedilerki: «Ey Müslümanlar! Bu cesetleri bu ova üzerinde kurtlar ve arslanlar yerler. Reva değildir, gelin bu cesetleri defnedelim.» Bunun üzerine geldiler. Hz. Hüseyin’in mübarek cesedini başsız buldular. O yerde defnedildi. Ve ehl-i beytin de çevresinden defnettiler. Ve diğer şehitleride bir yere gömdüler. Kaynak: Taberi (M.839-923), Tarih-i Taberi, c.3, sa.245, E.O.Y.
avatar
ugur arat

Mesaj Sayısı : 159
Kayıt tarihi : 14/03/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz