En son konular
» dojinshi biz hentai dojinshi hentai
04.08.11 14:59 tarafından Misafir

» No Prescriptiopn Drugs
03.08.11 19:21 tarafından Misafir

» ïğè÷åñêè äëÿ äåòåé ôîòî ñòğèæêè
02.08.11 19:01 tarafından Misafir

» Laptop Brands
02.08.11 12:54 tarafından Misafir

» Wellnigh as chintzy as warez
02.08.11 4:13 tarafından Misafir

» alexa backlink backlink services
01.08.11 17:07 tarafından Misafir

» Louis Vuitton
01.08.11 0:46 tarafından Misafir

» add fans facebook xh
31.07.11 21:14 tarafından Misafir

» buy targeted facebook fans f6
31.07.11 15:45 tarafından Misafir

» State Department Drug Trafficking
31.07.11 14:40 tarafından Misafir

» Efektowne pozycjonowanie stron
31.07.11 1:59 tarafından Misafir

» Guarantee
30.07.11 22:26 tarafından Misafir

» ïğîãğàììû íàâèãàöèè
29.07.11 13:29 tarafından Misafir

» x-Hack hack you
29.07.11 7:47 tarafından Misafir

» Statistics Drug Trafficking In Canada
28.07.11 10:03 tarafından Misafir

» KAVAKALANLI ÜNİVERSİTE ÖGRENCİLERİ
27.06.10 13:29 tarafından Aytekin Yılmaz

» ZEYNEL ÖZÖNAL
20.07.09 7:53 tarafından Admin

» Üniversite ve İngilizce Kursu Almak isteyenler Dikkat
08.07.09 13:15 tarafından Admin

» Kavakalan Şenliği
20.06.09 12:25 tarafından Admin

» II. Ortaköylüleri buluşturma etkinliği davetiyesi‏
24.05.09 9:10 tarafından Admin

» II. Ortaköylüleri buluşturma etkinliği davetiyesi‏
24.05.09 8:58 tarafından Admin

» RUMUZ İCİN BASKA BİR ANLATIM
23.04.09 15:43 tarafından Admin

» SEVGİLİ KÖYLÜLERİM
13.04.09 15:00 tarafından sezgin sezer

» UYKU BOZUKLUGU
13.04.09 13:56 tarafından Admin

» Bel agrısı ve Fıtık
13.04.09 13:33 tarafından Admin

» Dj likte İlk adım
12.04.09 16:22 tarafından Admin

» FLATCAST NİK ALMAK
12.04.09 16:19 tarafından Admin

» okuyun
09.04.09 12:58 tarafından Admin

» Hüseyin GÜLŞEN
09.04.09 12:49 tarafından Misafir

» ÜLKELERE ÖZGÜ RESİMLER
08.03.09 16:01 tarafından insanısev


Bel agrısı ve Fıtık

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Bel agrısı ve Fıtık

Mesaj tarafından Admin Bir 13.04.09 13:31

Bel ağrısı çok yaygın bir rahatsızlık olup teşhis ve tedavisi özellikler arzeder. İnsanların yaklaşık % 80'i hayatları boyunca en az bir defa bel ağrısı ile karşılaşmaktadır. Ağrı bazen haftalar hatta aylarca sürmekte, hastaların iş hayatları altüst olmakta, aile ve sosyal yaşantıları bu olaydan ciddi şekilde etkilenebilmektedir.
Sahip olduğu bel ağrısı basit bir tedavi ile iyileşebilecek iken, bilinçsizce yapılan uygulamalar sonucu ameliyatlık hale gelmiş, daha da kötüsü ameliyata bile yetişemeden felç kalmış hastalar vardır.

Buna karşılık günümüzde tıp dev adımlarla ilerlemekte, teşhis ve tedavi metodları hızla gelişmektedir. Bel ağrısı yakınmasıyla bizlere gecikmeden ulaşan hastaların büyük bölümü konservatif tedavi adı verilen cerrahi dışı metodlarla iyileşebilmektedir. Ancak nöroşirürji uzmanı doktor kesin olarak ameliyata karar vermişse artık ameliyatı geciktirmemek gerekir. Çünkü gecikme sonucunda bazen telafisi mümkün olmayan problemler ortaya çıkabilmektedir.


Böylesine büyük bir bel fıtığı bulunan hasta bilim dışı yöntemlerle zaman
kaybederse bazen dönüşü olmayan bozukluklar ortaya çıkabilir.
Mutlak surette ameliyat gereken hastalarda operasyonun hiçbir safhasında dokulara çıplak gözle müdahale etmeyip, ciltten itibaren görüntüyü büyüten mikroteknik veya mikroendoskopik teknik ile çalışmakta yarar vardır. Çünkü binlerce yıl evvel Hipokrat tarafından söylenmiş bir tedavi prensibi olan "Öncelikle hastaya zarar vermeyiniz" sözü bugün de geçerliliğini korumaktadır.

Tedavide başarıya giden yol doğru teşhisten geçer. Bunun için bel ağrısı bulunan hasta da ilgili uzman hekime müracaat etmelidir. Hekim hastanın şikayetlerini dinleyecek, muayenesini yapacak ve hastalığıyla ilgili tüm tetkik ve tahlilleri isteyecektir. Neticede teşhis netleşecek ve ondan sonra tedaviye geçilecektir.

Bel oldukça kompleks bir anatomik yapıya sahiptir ve bel ağrısı yapabilecek pek çok neden vardır. Travma, bel ağrısı ve/veya bacak ağrısına yol açan önemli sebeplerdendir. Travmanın şiddetine göre zedelenme yüzeyel dokularda kalabileceği gibi derine, omur kemikleri ve sinir elemanlarına kadar da ilerleyebilir. Bunların çoğu zorlanma, burkulma ve incinme tarzında hafif travmalar veya aşırı egzersize bağlı ağrılar olup şikâyetler ilaç ve istirahat tedavisi ile genelde bir hafta içinde geçer. Ancak omur kemiklerinde kırık ve/veya kaymaya yol açan daha ciddi travmaların tedavisi doğal olarak farklıdır.


Ciddi travmalar omur kemiklerinde kırılmalara neden olabilir. Yukarıdaki
şekilde L2 omur kemiğinin gövdesindeki kırık izlenmektedir.
Doğuştan gelen birtakım yapısal bozukluklar ve omurgadaki şekil bozuklukları da benzer şikâyetlere yol açabilir. Bunların bir kısmı ciltte belirti verirken diğer bir kısmında dışarıdan bakınca herhangi bir anormallik gözlenmez. Muayenenin tamamen normal olabildiği bu tip vakalarda teşhis görüntüleme yöntemleriyle konur.
Omurgadaki dejeneratif değişiklikler genellikle yaşlanmaya bağlı ortaya çıkarken bazı kişilerde meslek ve genetik yapı da önemli rol oynar. Yaşlanma sonucu disk ve bağlarda oluşan aşınma, yırtılma, deformasyon bel ağrısı yapabilir.

Hastanın şişman olması dezavantajdır. Bazen eklemlerin kalınlaşması, kireçlenme ve diskin dejenerasyonu ilerleyerek sinir elemanlarının geçtiği kanal ve delikleri daraltır. Bu da ciddi şikâyetlere neden olabilir.

Halkımızın "bel kayması" dediği spondilolistezis bel ağrısı ve bacak ağrısına yol açabilir.


Bel fıtığı ile bel kayması insanlar tarafından sık sık karıştırılmaktadır.
Yukarıda L5 kemiğinin S1’in üzerinden öne doğru kayması görülmektedir.
Sinir dokusunun bizzat kendisini ilgilendiren dejeneratif hastalıklar da gözardı edilmemelidir.

Çeşitli romatizmal rahatsızlıklar önemli bir grubu oluşturur. Hastanın hikâyesinin teferruatlı olarak alınması ve gerekli tetkiklerin yaptırılması yol göstericidir.

İltihabî hastalıklar da unutulmamalıdır. Beldeki kemiklerin iltihabı sözkonusu olabileceği gibi lezyon disk mesafesinde, zarlarda veya diğer yumuşak dokularda da bulunabilir. Bazen omur kemiklerinin tüberkülozunda görüldüğü gibi iltihap hem kemiği hem de yumuşak dokuları tutmuştur. Brusella gibi enfeksiyon hastalıkları yine bel ağrısı ve bacak ağrısına yol açabilir. Çok nadir olarak bu bölgede mantarlara ve paraziter hastalıklara da rastlanabilir.
Damarları ilgilendiren bazı hastalıklar da bel ağrısı ve bacak ağrısı yapabilir. Vücudun en büyük atardamarı olan aortun karın boşluğundaki bölümünün veya aorttan ayrılan diğer damarların balonlaşması, öteki damarlara ait yapı ve şekil bozuklukları buna neden olabilir.
İç organlara ait rahatsızlıklar da dikkate alınmalıdır. Pankreas, karaciğer, safra kesesi, kalp iç zarı, bağırsakların ve böbreklerin iltihabı; mesane, prostat, yumurtalık, rahim ve alt karın boşluğundaki diğer organların hastalıkları; böbrek taşı, ülser ayırıcı teşhiste gözönünde bulundurulmalıdır.
Bel ağrısı ve/veya bacak ağrısı dendiğinde insanların en çok korktuğu hastalıkların başında tümörler gelir. Bunların bir kısmı iyi huylu, bir kısmı ise kötü huyludur.


Manyetik rezonans fotoğrafında omurilik kanalı içerisine
yerleşmiş iyi huylu bir tümör görülmektedir.
Tümörler bizzat beldeki kemiklerden ya da yumuşak dokulardan köken alabileceği gibi komşu veya uzak organlardan yayılma yoluyla da gelmiş olabilirler. Uzak organlardan yayıldığı düşünülüyorsa meme, prostat ve akciğerler özellikle araştırılmalıdır. Pankreas, böbrek ve düzbağırsak tümörleri de unutulmamalıdır. Bu nedenle bel ağrısı ve bacak ağrısı şikayetleri ciddiye alınmalı, en ufak şüphede ileri tetkiklere gidilmelidir.


Manyetik rezonans fotoğrafında L4 omur kemiğinin gövdesinde bulunan
iyi huylu bir tümör okla işaret edilmektedir.

Bel bölgesinde rastlanan çeşitli kistler de bel ağrısı şikayetine yol açabilir.

Halkımızın kemik erimesi dediği osteoporoz belirli yaşın üzerindeki popülasyonda bel ağrısı ve sırt ağrısının oldukça yaygın bir sebebidir. Daha çok bayanları tutan bu hastalık için düz Röntgen filmleri ve kemik dansitesi çalışmaları yol göstericidir. Omurgayı ciddi şekilde etkileyen ve bel ağrısı yapan diğer bir metabolik hastalık da vücuttaki kalsiyum ve fosfor yetersizliğine bağlı olarak gelişen osteomalazi yani kemik yumuşamasıdır. Paget hastalığı da bu gruba girer.

Bütün bunların yanında kronik radyum zehirlenmesi, kanamalar, sinirlerin iltihabı,
lif-kas ağrısı, AIDS, omur kemiğinin kendi hastalıkları ve çeşitli jinekolojik hastalıklar gözardı edilmemelidir. Siyatik sinirin kalçadan iğne yapılırken veya başka nedenle yaralanması, bası altında kalması, sıkışması, beslenememesi, tümörleri dikkate alınmalıdır. Şeker hastalığı, kötü duruş ve oturuş alışkanlığı, şişmanlık, gebelik ve çeşitli psikolojik bozukluklar da bel ağrısı ve/veya bacak ağrısı yapabilir.

Ayırıcı teşhiste bacak damarlarından kaynaklanan, kalça eklemi ve diğer eklem rahatsızlıklarına bağlı olarak yayılan, sırt ve boyun bölgesindeki lezyonlardan yansıyan ağrıları ve diğer hastalıkları daima gözönünde bulundurmak gerekir.
Ayrıca, çevresindekilerin ilgi ve şefkatini çekmeye çalışan, tazminat veya erken emeklilik gibi dolaylı kazançlar hedefleyen insanların olabileceği de unutulmamalıdır.

Bel fıtığı, bel ağrısı ve / veya bacak ağrısına yol açan hastalıklar içinde hassas ve önemli bir grubu oluşturur.


KAYNAK .


En son Admin tarafından 13.04.09 13:35 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
avatar
Admin

Mesaj Sayısı : 428
Yaş : 32
Kayıt tarihi : 06/04/07

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Bel agrısı ve Fıtık

Mesaj tarafından Admin Bir 13.04.09 13:33

Bel Fıtığı
Belimizde 5 adet omur kemiği vardır. Bu kemikler arasında da disk adı verilen kıkırdaklar bulunur. Disk, özel bir bağ dokusu organıdır ve omurganın dayanıklılığına, hareketliliğine ve zorlamalara karşı dirençli olmasına, omurgaya uygulanan şok şeklindeki darbelerin emilmesine ve kuvvetin çevre dokulara dengeli bir şekilde dağılmasına hizmet eder.
Bel fıtığı, beldeki omur kemikleri arasında bulunan ve adeta bir amortisör gibi görev yapan bu disklerin fıtıklaşması sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Disklerin iç kısmında nükleus pulpozus denen jöle kıvamında yumuşak bir bölüm, bunun dışında anulus fibrozus adı verilen daha sert bir fibröz tabaka, omur kemiklerine bakan yüzlerde ise her iki tarafta son-plak olarak adlandırılan kıkırdak yapılar vardır. Dıştaki tabakanın anatomik bütünlüğünün bozularak içerideki yumuşak kısmın dışarıya doğru taşmasına fıtıklaşma denir. Fıtıklaşan yani dışarıya doğru taşan disk, omurilik kanalı (spinal kanal) içinden veya kendisinin arka-yan tarafından geçmekte olan sinirleri sıkıştırır ve hastalık böylelikle kendisini belli eder .
Ayrıca fıtıklaşmış diskten ortama salınan bazı kimyasal maddeler de sinir köklerini etkileyerek ağrıya neden olurlar.

Omur kemiklerine yandan bakışta normal disk ve
omurilik kanalının içine fıtıklaşmış disk görülmektedir.

Manyetik rezonans fotoğrafında gelişmiş bir bel fıtığı
ok ile gösterilmektedir.

Bel fıtığı gelişirken şekil A'da görüldüğü gibi anulus fibrozus dış liflerinin
bir kısmı henüz yırtılmamış ve disk materyalinin tamamı diskin içerisinde ise
buna kapsamı içerisinde (contained) disk denir. Ancak şekil B'deki gibi
anulus fibrozus liflerinin tamamı bütünlüğünü yitirmiş ve disk içindeki
materyal anulusun dışına taşmış ise buna da kapsamı dışarıya çıkmış

(uncontained) disk adı verilir.

Bel fıtığının gelişimi ve değişik tipleri izlenmektedir. Nadiren
rastladığımız dura içine fıtıklaşma disk materyalinin dura denen kalın zarı
delerek omurilik kanalının içine girmesiyle oluşur. Fıtıklaşan diskin posterior
longitudinal ligament, peridural membran ve sinir köküyle olan ilişkisinin
şekline göre fıtıklaşma; subligamentöz, ekstraligamentöz, submembranöz, transmembranöz veya intraradiküler olarak adlandırılır. Ayrıca ekstrüzyon
veya sekestrasyon tarzında fıtıklaşmalarda disk materyali kafa veya kuyruk
sokumu yönünde yer değiştirebilir. Bu durumda kranial / kaudal uzanımlı
ekstürüde bel fıtığından, kranial / kaudal yönde göç etmiş sekestre
bel fıtığından veya göç etmemiş sekestre bel fıtığından söz edilebilir
KAYNAK :
avatar
Admin

Mesaj Sayısı : 428
Yaş : 32
Kayıt tarihi : 06/04/07

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz