En son konular
» dojinshi biz hentai dojinshi hentai
04.08.11 14:59 tarafından Misafir

» No Prescriptiopn Drugs
03.08.11 19:21 tarafından Misafir

» ïğè÷åñêè äëÿ äåòåé ôîòî ñòğèæêè
02.08.11 19:01 tarafından Misafir

» Laptop Brands
02.08.11 12:54 tarafından Misafir

» Wellnigh as chintzy as warez
02.08.11 4:13 tarafından Misafir

» alexa backlink backlink services
01.08.11 17:07 tarafından Misafir

» Louis Vuitton
01.08.11 0:46 tarafından Misafir

» add fans facebook xh
31.07.11 21:14 tarafından Misafir

» buy targeted facebook fans f6
31.07.11 15:45 tarafından Misafir

» State Department Drug Trafficking
31.07.11 14:40 tarafından Misafir

» Efektowne pozycjonowanie stron
31.07.11 1:59 tarafından Misafir

» Guarantee
30.07.11 22:26 tarafından Misafir

» ïğîãğàììû íàâèãàöèè
29.07.11 13:29 tarafından Misafir

» x-Hack hack you
29.07.11 7:47 tarafından Misafir

» Statistics Drug Trafficking In Canada
28.07.11 10:03 tarafından Misafir

» KAVAKALANLI ÜNİVERSİTE ÖGRENCİLERİ
27.06.10 13:29 tarafından Aytekin Yılmaz

» ZEYNEL ÖZÖNAL
20.07.09 7:53 tarafından Admin

» Üniversite ve İngilizce Kursu Almak isteyenler Dikkat
08.07.09 13:15 tarafından Admin

» Kavakalan Şenliği
20.06.09 12:25 tarafından Admin

» II. Ortaköylüleri buluşturma etkinliği davetiyesi‏
24.05.09 9:10 tarafından Admin

» II. Ortaköylüleri buluşturma etkinliği davetiyesi‏
24.05.09 8:58 tarafından Admin

» RUMUZ İCİN BASKA BİR ANLATIM
23.04.09 15:43 tarafından Admin

» SEVGİLİ KÖYLÜLERİM
13.04.09 15:00 tarafından sezgin sezer

» UYKU BOZUKLUGU
13.04.09 13:56 tarafından Admin

» Bel agrısı ve Fıtık
13.04.09 13:33 tarafından Admin

» Dj likte İlk adım
12.04.09 16:22 tarafından Admin

» FLATCAST NİK ALMAK
12.04.09 16:19 tarafından Admin

» okuyun
09.04.09 12:58 tarafından Admin

» Hüseyin GÜLŞEN
09.04.09 12:49 tarafından Misafir

» ÜLKELERE ÖZGÜ RESİMLER
08.03.09 16:01 tarafından insanısev


28 Şubat süreci

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

28 Şubat süreci

Mesaj tarafından ugur arat Bir 13.06.08 10:12



[b]28 Şubat süreci







28 Şubat 1997'de yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sonucu açıklanan ve Türkiye siyasi tarihine geçen kararlar ve kimilerince bir dönüm noktası olan kararların uygulanması sırasında Türkiye'de siyasi, idari, hukuki ve toplumsal alanlarda yaşanan değişimlere neden olan tartışmalı süreçtir.
28 Şubat Süreci, sürecin önde gelen komutanlarınca "Demokrasiye bir balans ayarı olarak" tanımlanmış basında ve kamuoyunda sık sık "postmodern askeri bir müdahale" olarak anılmıştır. Bizzat sürecin önderlerinden olan Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral
Çevik Bir de süreci "Postmodern askeri bir müdahale" olarak tanımlamıştır.

//



Gelişim süreci


12 Eylül Darbesi sonucu ortaya çıkan siyasetin etkisiyle 1980 ve 1990'larda sağ partiler giderek güçlenmiş ve bunun sonucu olarak Refah Partisi 1995 genel seçimlerinden az farkla da olsa ikinci DYP ve üçüncü olan ANAP'ın önünde birinci parti olarak çıkmıştır. 1996 yılında, seçimlerin ardından kurulan DYP - ANAP koalisyon hükümeti, Refah Partisi'nin güvenoylaması hakkında hukuksal inceleme yapılması için Anayasa Mahkesi'ne yaptığı başvuru haklı görülerek güvenoylaması geçersiz sayıldığından dağılmıştır. Bunun üzerine TBMM'de birinci parti durumunda olan RP ile ikinci parti olan DYP arasında kurulan 54.hükümet ( Refahyol hükümeti ), 8 Temmuz 1996'da TBMM'de yapılan oylamada güvenoyu almayı başarmıştır.

Ancak hükümetin irticaya yönelik icraatleri ve yolaçtığı bazı olaylar Türkiye'yi 28 Şubat Süreci ne sokmuştur.Bunlar şöyledir:


  • 1. Başbakanlıkta Devlet Bakanı Fehim Adak, Fetullah Erbaş, İsmail Nacar Güneydoğu sorununu görüştüler. HADEP'ten Ahmet Türk ile görüşüldü, HADEP genel başkanı Murat Bozlak ve eski DEP'li milletvekilleri cezaevinde ziyaret edildi. RP Van milletvekili Fetullah Erbaş, PKK'nın elinde rehin tutulan askerler için Kuzey Irak'a Zap kampına gitti. Bu gelişmeler, Refahyol ile Genelkurmay arasında gerginlik meydana getirdi.
  • 2. Başbakan Erbakan İran, Pakistan, Singapur, Malezya, Endonezya, Mısır, Libya, Nijerya'yı ziyaret etti. Libya'da, Kaddafi'nin çadırında diplomatik skandal yaşandı. Kaddafi, Türkiye'ye ağır eleştirilerde bulundu.
  • 3. YAŞ kararları ile orduyla ilişiği kesilenler, Refahlı belediyelerde işe girdi. Erbakan ile ordu arasında soğukluk başladı.
  • 4. 11 Ocak 1997'de Başbakan Erbakan başbakanlık konutunda tarikat ve cemaat liderlerine iftar yemeği verdi.
  • 5. Taksim ve Çankaya'ya cami yapılması, Ayasofya'nın camiye çevrilmesi tartışmaları yaşandı. Başörtüsü (türban) tartışmaları, kurban derilerinin toplanması tartışmaları, kadrolaşma tartışmaları yapıldı. Din ve laiklik, irtica tartışmaları medyada yoğun bir şekilde verildi.
  • 6. Sultanbeyli belediye başkanı Nabi Koçak ile Tuğgeneral Doğu Silahçıoğlu arasında Atatürk heykeli gerilimi yaşandı. Tuğgeneral, Sultanbeyli'nin ortasına heykeli dikti.
  • 7. Kayseri RP belediye başkanı Şükrü Karatepe 10 Kasım törenlerine içi kan ağlayarak katıldığını açıkladı.
  • 8. 30 Ocak 1997'de Sincan belediyesi Kudüs gecesi düzenledi. Belediye başkanı Bekir Yıldız, İran büyükelçisinin misafir olduğu gecede sahneye konulan cihad oyunu basında tepki oluşturdu. Star muhabiri Işın Gürel saldırıya maruz kaldı. Bekir Yıldız tutuklandı, mahkum edildi. 4 Şubatta Sincan'da askerler tankla geçiş yaptı. Genelkurmay 2. başkanı Çevik Bir 'demokrasiye balans ayarı yaptık' dedi.
  • 9. Genelkurmay ile hükümet arasında, sınırötesi harekatların ödeneği için kriz çıktı.
  • 10. 3 Kasım 1996'da Susurluk'ta meydana gelen bir trafik kazasında mafya, siyasetçi, polis ilişkileri açığa çıktı. Başbakan Erbakan 'fasa fiso' dedi, Adalet Bakanı Şevket Kazan ise, aydınlık için bir dakika karanlık toplumsal eylemi için 'mumsöndü oynuyorlar' dedi.
  • 11. Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Bülent Orakoğlu ile İçişleri Bakanı Meral Akşener hakkında, istihbarat bilgi ve belgeleriyle ilgili olarak soruşturma başlatıldı.
  • 12. Yüksek rütbeli subaylar 26 Ocak'ta Gölcük'te toplanarak irticanın iktidarda olduğunu tartıştılar.
  • 13. 5 Şubatta Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, başbakan Erbakan'a birkaç mektup gönderdi. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Güven Erkaya 'irtica, PKK'dan daha tehlikeli' dedi.
  • 14. İşveren ve işçi örgütleri, TİSK, Türk-İş, DİSK, odalar ve birlikler, TOBB, TESK iktidara karşı eleştiriye başladılar. Kadın örgütleri, 'şeriata karşı laiklik yürüyüşü' yaptı. Refik Baydur, 'en büyük tehlike siyasal İslam' dedi.
  • 15. 28 Şubat 1997'deki MGK kararları hükümete bildirildi. Kararlarda, laiklik için yasaların uygulanması istendi, tarikatlara bağlı okullar denetlenmeli ve MEB'e devredilmeli, 8 yıllık kesintisiz eğitime geçilmeli, Kuran Kursları denetlenmeli, Tevhidi Tedrisat uygulanmalı, tarikatlar kapatılmalı, irtica nedeniyle ordudan atılanları savunan ve orduyu din düşmanıymış gibi gösteren medya kontrol altına alınmalı, kıyafet kanununa riayet edilmeli, kurban derileri köktencilere verilmemeli, Atatürk aleyhindeki eylemler cezalandırılmalı, deniliyordu.
  • 16. Şevket Kazan, rantiyeci sermayeyi engelledikleri için darbeye çanak tuttuklarını söyledi.
  • 17. Genelkurmay Başkanlığı 29 Nisan 1997'de Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay üyeleri ile Üniversite Rektörlerini Karargah'a çağırarak kendilerine ve gazetecilere "irtica brifingleri" verdi.



[/b]
avatar
ugur arat

Mesaj Sayısı : 159
Kayıt tarihi : 14/03/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: 28 Şubat süreci

Mesaj tarafından ugur arat Bir 13.06.08 10:14

28 Şubat Kararları

Millî Güvenlik Kurulu'nun 28 Şubat 1997 tarih ve 406 Sayılı Kararına Ek-A (rejim aleyhtarı irticai faaliyetlere karşı alınması gereken tedbirler)
1-
Anayasamızda cumhuriyetin temel nitelikleri arasında yer alan ve yine anayasanın 4'üncü maddesi ile teminat altına alınan laiklik ilkesi büyük bir titizlik ve hassasiyetle korunmalı, bunun korunması icin mevcut yasalar hiçbir ayrım gözetmeksizin uygulanmalı, mevcut yasalar uygulamada yetersiz görülüyorsa yeni düzenlemeler yapılmalıdır.
2-Tarikatlarla bağlantılı özel yurt, vakıf ve okullar, devletin yetkili organlarınca denetim altına alınarak
Tevhid-i Tedrisat Kanunu gereği Millî Eğitim Bakanlığı'na devri sağlanmalıdır.
3-Genç nesillerin körpe dimağlarının öncelikle cumhuriyet, Atatürk, vatan ve millet sevgisi, Türk milletini çağdaş uygarlık düzeyine çıkarma ülkü ve amacı doğrultusunda bilinçlendirilmesi ve çeşitli mihraklarin etkisinden korunması bakımından:

a-8 yıllık kesintisiz eğitim, tüm yurtta uygulamaya konulmalı.

b-Temel eğitimi almış çocukların, ailelerinin isteğine bağlı olarak, devam edebileceği Kuran kurslarının Millî Eğitim Bakanlığı sorumluluğu ve kontrolünde faaliyet göstermeleri için gerekli idari ve yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
4-Cumhuriyet rejimine ve Atatürk ilke ve inkılaplarına sadık, aydın din adamları yetiştirmekle yükümlü, milli eğitim kuruluşlarımız,
Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun özüne uygun ihtiyaç düzeyinde tutulmalıdır.
5-Yurdun çeşitli yerlerinde yapılan dini tesisler belli çevrelere mesaj vermek amacıyla gündemde tutularak siyasi istismar konusu yapılmamalı, bu tesislere ihtiyaç varsa, bunlar Diyanet İşleri Başkanlığı'nca incelenerek mahalli yönetimler ve ilgili makamlar arasında koordine edilerek gerçekleştirilmelidir.
6-Mevcudiyetleri
677 sayılı yasa ile men edilmiş tarikatların ve bu kanunda belirtilen tüm unsurların faaliyetlerine son verilmeli, toplumun demokratik, siyasi ve sosyal hukuk düzeninin zedelenmesi önlenmelidir.
7-İrticai faaliyetleri nedeniyle Yüksek Askerî Şûra kararları ile Türk Silahlı Kuvvetleri'nden (TSK) ilişkileri kesilen personel konusu istismar edilerek TSK'yi dine karşıymış gibi göstermeye çalışan bazı medya gruplarının silahlı kuvvetler ve mensupları aleyhindeki yayınları kontrol altına alınmalıdır.
8- İrticai faaliyetleri, disiplinsizlikleri veya yasadışı örgütlerle irtibatları nedeniyle TSK'dan ilişkileri kesilen personelin diğer kamu kurum ve kuruluşlarında istihdamı ile teşvik unsuruna imkan verilmemelidir.
9- TSK'ya aşırı dinci kesimden sızmaları önlemek için mevcut mevzuat çerçevesinde alınan tedbirler; diğer kamu kurum ve kuruluşları, özellikle üniversite ve diğer eğitim kurumları ile bürokrasinin her kademesinde ve yargı kuruluşlarında da uygulanmalıdır.
10-Bu maddenin tam metnini Turkiye'nin uluslararası ilişkilerini ilgilendirdiği için yayınlayamıyoruz.
11-Aşırı dinci kesimin Türkiye'de mezhep ayrılıklarını körüklemek suretiyle toplumda kutuplaşmalara neden olacak ve dolayısıyla milletimizin düşmanca kamplara ayrılmasına yol açacak çok tehlikeli faaliyetler yasal ve idari yollarla mutlaka önlenmelidir.
12-
T.C. Anayasası, Siyasi Partiler Yasası, Türk Ceza Yasası ve bilhassa Belediyeler Yasası'na aykırı olarak sergilenen olayların sorumluları hakkında gerekli yasal ve idari işlemler kısa zamanda sonuçlandırılmalı ve bu tür olayların tekrarlanmaması için her kademede kesin önlemler alınmalıdır.
13-Kıyafetle ilgili kanuna aykırı olarak ortaya çıkan ve Türkiye'yi çağdışı bir görünüme yöneltecek uygulamalara mani olunmalı, bu konudaki kanun ve Anayasa Mahkemesi kararları taviz verilmeden öncelikle ve özellikle kamu kurum ve kuruluşlarında titizlikle uygulanmalıdır.
14-Çeşitli nedenlerle verilen, kısa ve uzun namlulu silahlara ait ruhsat işlemleri polis ve jandarma bölgeleri esas alınarak yeniden düzenlenmeli, bu konuda kısıtlamalar getirilmeli, özellikle pompalı tüfeklere olan talep dikkatle değerlendirilmelidir.
15-Kurban derilerinin, mali kaynak sağlamayı amaçlayan ve denetimden uzak rejim aleyhtari örgüt ve kuruluşlar tarafından toplanmasına mani olunmalı, kanunla verilmiş yetki dışında kurban derisi toplattırılmamalıdır.
16-Özel üniforma giydirilmiş korumalar ve buna neden olan sorumlular hakkında yasal işlemler ivedilikle sonuçlandırılmalı ve bu tür yasadışı uygulamaların ulaşabileceği vahim boyutlar dikkate alınarak, yasa ile öngörülmemiş bütün özel korumalar kaldırılmalıdır.
17-Ülke sorunlarının çözümünü "Millet kavramı yerine ümmet kavramı" bazında ele alarak sonuçlandırmayı amaçlayan ve bölücü terör örgütüne de aynı bazda yaklaşarak onları cesaretlendiren girişimler yasal ve idari yollardan önlenmelidir.
18-Büyük Kurtarıcı Atatürk'e karşı yapılan saygısızlıklar ve
Atatürk aleyhine işlenen suçlar hakkındakı 5816 sayılı kanunun istismar edilmesine fırsat verilmemelidir.

Olaylar


Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) 28 Şubat kararlarının ardından gelişen olaylar şöyledir:
Refahyol hükümeti nin Başbakanı Necmettin Erbakan'ın 'havada yakıt ikmali' olarak tanımladığı başbakanlık görevini hükümet ortağı DYP genel başkanı Tansu Çiller'e vermek amacıyla 18 Haziran1997'de istifasını Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e sundu. Ancak Demirel, hükümet ortaklarının arasındaki protokolü dikkate almadı ve hükümeti kurma görevini TBMM'de çoğunluğu olmayan muhalefete, ANAP genel başkanı Mesut Yılmaz'a verdi.[1]
Daha sonraki bir aylık müddet zarfında,
CumhurbaşkanıSüleyman Demirel, birçok DYP milletvekilini bizzat arayarak partilerinden istifa etmeleri gerektiğini, etmezler ve Mesut Yılmaz hükümeti güvenoyu alamazsa askeri darbe olacağını tehdit olarak öne sürerek, DYP grubunun parçalanmasını sağladı. 12 Temmuz'da Mesut Yılmaz başkanlığında ANAP - DSP - Demokrat Türkiye Partisi arasında kurulan 55. hükümet TBMM'den güvenoyu aldı.
MGK'nun 28 Şubat kararlarının ardından özellikle 18 Nisan 1999 seçimlerine kadar süren zaman diliminde 14 Ağustos1997'de 8 yıllık kesintisiz eğitim kanunuTBMM’de kabul edildi. Bu kanunla İmam Hatip Liseleri dahil Meslek Liselerinin ortaokul bölümleri kapatıldı. Ayrıca Meslek Liselerinden mezun olanların ÖSS Üniversite'ye Giriş Sınavından aldıkları puan ne kadar yüksek olursa olsun, sadece belli bölümlerine girmelerine müsaade edildi.
21 Mayıs1997'de Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş'ın, Anayasa Mahkemesi'nde Refah Partisi için açtığı kapatma davası 1 yıl sonra sonuçlandı. 17 Ocak1998'de Anayasa Mahkemesi, Refah Partisi'nin, "laik Cumhuriyet ilkesine aykırı eylemleri saptandığından" içerikli gerekçeyle kapatılmasına karar verdi. RP'nin mallarının Hazine'ye devredilmesi de kararlaştırıldı. Necmettin Erbakan ve 6 partilinin beş yıl süreyle parti üyeliği yapması yasaklandı.
1998Kasım ayında eski RP'li İstanbul Büyükşehir belediye başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın belediye başkanlığı düşürüldü.
Yeraltı irticai faaliyette bulunduğu iddiasıyla Aczimendi grubunun lideri
Müslüm Gündüz1997'de IBDA-C örgütünün lideri Salih Mirzabeyoğlu'da 1998'in son günlerinde İstanbul'da yakalandı. Daha sonra Başbakanlık Takip Kurulu ve Emniyet Genel Müdürlüğü kayıtlarından hazırlanan rapora göre, güvenlik ve istihbarat birimleri, 1997'de 2 bin 956 kişiyi, 1998'de ise 4 bin 420 kişiyi "irticai faaliyetlere katıldıkları" gerekçesiyle gözaltına aldı.
28 Şubat süreci sırasında TSK içinde dönemin Genelkurmay Başkanıİsmail Hakkı Karadayı yerine iki ismin; dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Çevik Bir ile Genelkurmay Genel Sekreteri Tümgeneral Erol Özkasnak'ın adları daha çok ön plana çıktı. 2001 yılında bir televizyon programın katılan döneminin Genelkurmay Genel Sekreteri emekli Tümgeneral Erol Özkasnak, 28 Şubat süreci'ni "post-modern bir darbe" olarak tanımlayan bazı yazarları haklı bulduğunu söyledi.
Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı'nın emekli olmasıyla yerine gelen 23.Genelkurmay Başkanı Orgeneral
Hüseyin Kıvrıkoğlu 'da bir basın toplantısında 28 Şubat süreci gerekirse bin yıl sürer demiştir.


VİKİPEDİA'DAN ALINMIŞTIR
[/size]
avatar
ugur arat

Mesaj Sayısı : 159
Kayıt tarihi : 14/03/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz